Hırvatistan sınırından Karadağ’a doğru bir yolculuk planlıyorsanız size çok önemli bir önerimiz var. Sınırı geçer geçmez Herceg Novi Karadağ sizi bekliyor; turistlerin çoğu bu şehri, daha ünlü Kotor ya da Budva’ya giderken hızla geçip gidiyor. Oysa bu büyük bir hata, çünkü Adriyatik kıyılarındaki en otantik atmosferlerden birini tam burada bulabilirsiniz.
Bu bölgeye sık sık Boka Kotorska’nın kapısı deniyor ve buraya geldiğinizde bunun nedenini hemen anlıyorsunuz. Şehir, kristal berraklığındaki denizin hemen üzerinde yükselen dik yamaçlara kurulmuş ve sizi subtropikal yeşilliğin cömertliğiyle karşılıyor. Güneydeki, biraz ileride yer alan kalabalık tatil beldelerinin aksine Herceg Novi, sakin Balkan karakterini hâlâ koruyor.
Ancak önemli bir şeye hazırlıklı olun: merdivenler. Şehir, 100.000 merdivenli şehir olarak anılıyor ve inanır mısınız, baldırlarınız burada gerçekten zorlanacak. Yine de üst teraslardan körfezin tamamına açılan manzaralar bu emeğe kesinlikle değiyor. Gelin, burada yaşayabileceğiniz en güzel deneyimlere birlikte bakalım.

Makalenin tamamını okumaya zamanı olmayanlar için özet
- Stratejik konum: Herceg Novi, Hırvatistan’ın Dubrovnik kentinden gelirken ideal bir ilk duraktır ve sınırın hemen ardında yer alır.
- Merdivenler ve kaleler şehri: Tarihi merkez, bitmek bilmeyen merdivenlerle örülüdür ve üç etkileyici kale tarafından korunur: Forte Mare, Kanli Kula ve Španjola.
- Araçsız plajlar: En güzel deniz keyfini, birkaç euro karşılığında deniz taksisiyle rahatça ulaşabileceğiniz Žanjice ve Mirišta plajlarında yaşayabilirsiniz.
- Mavi Mağara: Şehrin limanı, ünlü Plava Špilja gezileri için en iyi ve en yakın çıkış noktasıdır.
- Yeşil vaha: Mikroklima sayesinde burada palmiye, incir ve şubat ayında ünlü festival sırasında açan mimozalar yetişir.
- Daha sakin bir alternatif: Budva ya da Kotor’un aksine, yaz sezonunda bile burada çok daha rahat ve daha az ticari bir atmosfer hüküm sürer.
- Yürüyüş tutkunları için cennet: Deniz boyunca uzanan 7 kilometrelik Pet Danica gezinti yolu, sabah koşusu ya da akşam yürüyüşü için idealdir.

Kapsamlı gezi rehberi: Karadağ — gezi rehberi ve gezilecek yerler
Herceg Novi’ye ne zaman gidilir
Güzel hava ile ziyaretçi yoğunluğu arasındaki en iyi dengeyi haziran ve eylülde bulabilirsiniz. Deniz 22-26 dereceye ulaşmış ya da hâlâ bu sıcaklıkta kalmış olur, böylece yazın en büyük kalabalıklarından kaçınabilirsiniz. Tüm restoranlar ve tekne seferleri tam kapasite çalışır; siz de kendi terinizde yüzmeden şehirde rahatça dolaşabilirsiniz.
Tatil dönemlerine bağlıysanız ve temmuz ya da ağustosta gitmeniz gerekiyorsa biraz sabırlı olun. Fiyatlar en yüksek seviyesine çıkar ve büyük gezi gemileri körfeze gelir. Buna rağmen Herceg Novi, yakındaki Budva’dan belirgin şekilde daha sakindir. Yazın en büyük cazibelerinden biri de film festivali ve tarihi kalelerde düzenlenen akşam gösterimleridir.
Bu destinasyonun en özel dönemi ise ünlü Mimoza Festivali’nin düzenlendiği şubattır. Avrupa’nın geri kalanı dondurucu soğuklarla mücadele ederken burada her yer parlak sarı renklere bürünür; geçit törenleri ve pazarlar düzenlenir. Sonbaharda, yaklaşık ekim ayında ise şehir tamamen sakinleşir, deniz şaşırtıcı derecede sıcak kalır ve konaklama fiyatları dibe iner.

Herceg Novi’de nerede kalınır
💡 Konaklama ve deneyim önerisi: Konaklama için en çok Booking.com kullanmayı tercih ediyoruz; burada genellikle en iyi iptal koşullarını bulabilirsiniz. Bilet, gezi ve aktiviteleri ise GetYourGuide üzerinden karşılaştırıp satın alabilirsiniz.
Burada konaklama seçmek biraz zor olabilir, çünkü tarihi merkezin içinde otel sayısı çok az. En iyi seçeneklerin çoğu uzun sahil gezinti yolu boyunca ya da Meljine ve Kumbor gibi yakın mahallelerde bulunuyor. Asıl mesele, tam anlamıyla lüks mü yoksa daha sıcak bir butik otel mi aradığınıza karar vermeniz. Bölgedeki konaklamaları Booking üzerinden kolayca rezerve edebilirsiniz; bunu yeterince erken yapmanızı öneririz.
Gerçek anlamda seçkin bir yer arıyorsanız Kumbor’daki beş yıldızlı One&Only Portonovi’yi öneririz. Özel kumlu plajı ve kusursuz spa’sı bulunan göz alıcı mermer resort, romantik bir tatil ya da balayı için idealdir. Tarihi atmosferi sevenler için ise gezinti yolunun hemen üzerinde, güzelce restore edilmiş bir binada hizmet veren ve birinci sınıf olanaklar sunan Lazure Hotel & Marina’yı tercih edebilirsiniz.
Orta bütçeyle daha sakin bir konaklama için merkeze daha yakın olan ve fiyat-performans dengesi sunan Boutique Hotel Blanc & Bleu’yü seçin. Sabah yataktan kalkar kalkmaz denize girmek istiyorsanız, suya özel erişimi bulunan popüler Hotel RR’yi rezerve edebilirsiniz. Tamamen sıra dışı ve tartışmalı bir deneyim arayanlar içinse eski bir ada kalesinin içine inşa edilmiş lüks Mamula Island by Banyan Tree bulunuyor.

Herceg Novi’de Gezilecek Yerler: 11 Öneri
Gelin, basamaklı bu şehrin size sunabileceği en ilgi çekici yerleri keşfedelim. Çünkü bol bol yürüyeceğiniz için gerçekten rahat ayakkabılarınızı hazırlayın.

1. Eski şehir ve 100.001 merdiven
Tarihi merkez, burada neredeyse hiç araba bulunmamasıyla tamamen benzersiz. Her şeyin birbirine bağlandığı karmaşık taş merdivenlerden söz ediyoruz; söylentiye göre bunların sayısı tam 100.001. Bunun gerçek mi yoksa bir efsane mi olduğu bilinmez, ancak merdivenler yerel yaşamın ayrılmaz bir parçası ve burada 1960’larda ailesiyle yaşayan ünlü Nobel ödüllü yazar Ivo Andrić de onlardan söz etmiş.
Eski şehrin kalbinde, üzerinde güzel Saat Kulesi’nin, yani Sahat Kula’nın yükseldiği Nikola Đurković Meydanı bulunuyor. Kule 1667’de, Osmanlı yönetimi sırasında inşa edilmiş ve şehrin ana giriş kapısı olarak hizmet vermiş. Buradan yukarı doğru, küçük bir kilisenin bulunduğu üst terasa, Belavista’ya çıkabilirsiniz.
Belavista’dan kırmızı çatılı evlere ve Boka Kotorska’nın mavi sularına en güzel manzaralardan biri açılıyor. Buraya özellikle akşamüstü gelmenizi öneririz; hava artık o kadar sıcak olmaz ve batan güneş tüm şehri harika altın tonlarına boyar.

2. Forte Mare Kalesi
Gezinti yolunun hemen üzerinde, denizin kıyısında görkemli deniz kalesi Forte Mare yükseliyor. İnşasına 14. yüzyılda başlanmış; Türkler, Venedikliler ve Avusturyalılar kaleyi zaman içinde geliştirmiş. Kale, körfezin ana girişini koruyordu; bugünse üst terasından Kotor’a doğru ilerleyen gemileri avucunuzun içindeymiş gibi görebilirsiniz.
Seyir terasına giriş için yaklaşık 4 euro ödersiniz (yaklaşık 100 CZK); yanınıza mutlaka nakit alın. Eski surlarda yürüyüş bir saatten fazla sürmez, ancak buradan görülen körfez ve eski şehir manzaraları rakipsizdir ve tatilde çekebileceğiniz en güzel fotoğrafları sunar.
Kalenin en sıra dışı özelliği ise 1952’den beri yazlık sinema olarak kullanılmasıdır. Avrupa’nın en eski açık hava sinemaları arasında yer alır. Yazın film festivali sırasında buradaysanız, yıldızların altında düzenlenen akşam gösterimini kaçırmayın; büyüleyici bir deneyim yaşayacaksınız.

3. Kanli Kula, yani Kanlı Kule
Şehrin daha da yukarısında, çok daha karanlık bir geçmişe sahip başka bir kale yükseliyor. Adı Kanli Kula; tercümesi Kanlı Kule anlamına geliyor ve 1539’da Osmanlılar tarafından inşa edilmiş. Uzun yıllar kaçışın mümkün olmadığı, korkulan bir hapishane olarak kullanılmış; o dönemin izleri bugün bile hissediliyor.
Giriş ücreti 2-4 euro arasında değişiyor (yaklaşık 50-100 CZK); Forte Mare biletiniz varsa indirim alabilirsiniz. Seyir teraslarından dolambaçlı sokaklarıyla eski şehri adeta avucunuzun içinde görürsünüz. Bu manzara, aşağıdaki kalelerin sunduğundan tamamen farklı bir bakış açısı sağlar.
Bugün burada çok daha neşeli bir atmosfer hâkim. 1960’larda iç bölüm, 1.000’den fazla seyirci kapasiteli dev bir yazlık amfitiyatroya dönüştürülmüş. Sezon boyunca opera gösterileri, gitar festivalleri ve tiyatro oyunları düzenleniyor; eski taş duvarların arasındaki akustiğin kusursuz olduğu söyleniyor.

4. Španjola Kalesi
Turistlerden uzaklaşıp biraz daha ham bir tarihi deneyimlemek istiyorsanız Španjola Kalesi’ne gidin. Şehrin yukarısında, Bajer Tepesi’nde yer alıyor ve yolun büyük bölümü arabayla çıkılabilse de buraya ulaşmak biraz yorucu. Kale başlangıçta Türkler tarafından inşa edilmiş, ancak adını kısa süreliğine sahibi olan İspanyollardan almış.
En büyük avantajı, şimdilik girişin tamamen ücretsiz olması. Kale, 2027’ye kadar tamamlanması beklenen restorasyonun ilk aşamasından geçiyor. İskelelere ve biraz harap durumuna rağmen alan ziyaretçilere açık; doğanın yavaş yavaş içine aldığı bu yerde harika bir atmosfer var.
Sarmaşıklarla kaplı eski kışlalardan bölgedeki en etkileyici manzaralardan biri açılıyor. Körfezin, açık Adriyatik’in ve arka plandaki yüksek dağların birleşimi nefes kesici. Burada çok az insanla karşılaşırsınız; sessizliğin tadını çıkarmak için rahatça oturabilirsiniz.

5. Savina Manastırı ve yerel bağlar
Hareketli merkezden yaklaşık yarım saatlik yürüyüş mesafesinde, sık çam ormanının içinde Savina Manastırı saklanıyor. Yol hafif bir yokuş boyunca ilerliyor, ancak ağaçların gölgesi sizi en güçlü sıcaktan koruyor. Alana giriş ücretsiz, fakat uygun kıyafet giymeyi unutmayın; aktif bir Ortodoks manastırı olduğu için omuzlarınız ve dizleriniz kapalı olmalı.
Kompleks üç kiliseden oluşuyor. En eskisi, 11. yüzyıldan fresk parçaları bulunan Küçük Kilise; asıl ilgiyi ise gösterişli ikonostasının bulunduğu, 18. yüzyıldan kalma büyük barok kilise çekiyor. Üçüncü küçük kilise yamaçta biraz daha yukarıda yer alıyor ve genellikle kapalı olsa da buradan görülen manzaraya değer.
Manastırın çevresinde yaklaşık 2 hektarlık geleneksel bağlar uzanıyor. Rahipler burada üzüm yetiştiriyor ve Vranac çeşidinden kendi güzel şaraplarını üretiyor. Buraya sabah erken saatlerde gelmenizi öneririz; o zaman ortalık tamamen sakin oluyor, çam reçinesi kokusu duyuluyor ve yalnızca birkaç yerel sakinle karşılaşıyorsunuz.

6. Pet Danica gezinti yolu
Merdiven çıkmaktan yorulduğunuzda Pet Danica gezinti yoluna inin. Meljine mahallesinden kaplıca bölgesi Igalo’ya kadar sahil boyunca uzanan yolun uzunluğu tam 7 kilometre. Adını, İkinci Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybeden Danica adlı beş genç kadın partizanın anısına almış.
Güzergâh boyunca küçük kafeler, restoranlar ve denize girilebilen minik iskeleler bulabilirsiniz. Sadece yürüyebilir, bir banka oturabilir ya da yazın 24-26 dereceye ulaşan denize atlayabilirsiniz. Buradaki en güzel an gün batımından hemen öncesidir; çevredeki dağlar pastel tonlara bürünür.
💡 Vejetaryenler için öneri: Gezinti yolunun üzerinde Peters Pie & Coffee adlı mekânı bulabilirsiniz. Burada etsiz nefis tuzlu pideler, taze sebze yemekleri ve harika kahve servis ediliyor. Burası şehrin en iyi vejetaryen duraklarından biri. Öğle yemeğinde klasik konobalarda geleneksel peynirli zeljanica ya da kızarmış priganice deneyebilirsiniz; et ve balık ağırlıklı spesiyaliteleri ise başkalarına bırakın.

7. Žanjice ve Mirišta plajları
Herceg Novi’de doğrudan beton iskelelerden denize girebilseniz de en güzel plajlar için tekneyle açılmanız gerekiyor. Hedefiniz, Luštica Yarımadası ve buradaki iki inci, Žanjice ile Mirišta plajları olmalı. Böylece dar yerel yollarda stresli bir araba yolculuğu yapmanız gerekmez.
Şehrin ana iskelesi Škver’den her gün sabah 09.00’dan itibaren küçük deniz taksileri kalkıyor. Yolculuk yaklaşık 15 dakika sürüyor ve gidiş-dönüş biletinin fiyatı 5 euro (yaklaşık 125 CZK). Žanjice, zeytin ağaçları ve Akdeniz bitkileriyle çevrili, berrak sular sunan güzel bir çakıl plajı.
Mirišta hemen yanında bulunuyor ve biraz daha küçük ve sakin. Her iki yerde de şezlong ve restoranlar var; bu nedenle bütün günü rahatça geçirebilirsiniz. Ancak sezonda oldukça kalabalık olabiliyor. En iyi deniz kenarı yerini kapmak için ilk sabah teknesine binmenizi öneririz.

8. Mavi Mağara (Plava Špilja)
Herceg Novi, ünlü Mavi Mağara’yı ziyaret etmek için en iyi çıkış noktasıdır. Çünkü mağaraya Kotor ya da Budva’dan çok daha yakın olduğundan teknede günün yarısını geçirmezsiniz. Grup gezilerini Škver Limanı’nda bulabilirsiniz; fiyatlar kişi başı yaklaşık 30 eurodan başlıyor (yaklaşık 750 CZK).
Mağaranın asıl büyüsü ışık oyununda saklı. Güneş ışınları su altındaki bir açıklıktan içeri girerek mağaranın içindeki suyu inanılmaz parlak bir maviye boyuyor. Mağaranın içinde yüzmek ya da şnorkelle dalmak da mümkün; flüoresan renkli bu suda yüzmek gerçekten harika bir deneyim.
💡 Öneri: En yoğun mavi tonu görmek istiyorsanız geziye ideal olarak öğle saatlerinde çıkın. Bu saatlerde mağaraya en fazla güneş ışığı giriyor. Deniz sakin olduğu ve ışık etkisi tam anlamıyla ortaya çıktığı için mağara mayıstan ekime kadar en güzel hâlinde.

9. Mamula Adası
Açık denize bakarken gezinti yolundan küçük, yuvarlak adayı mutlaka fark edersiniz. Adı Mamula ve üzerinde 19. yüzyıldan kalma görkemli bir Avusturya kalesi bulunuyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında İtalyan hapishanesi olarak kullanılan ada, bugün bile yerel halk arasında pek çok duygu ve tartışmayı beraberinde getiriyor.
Bugün adadaki durum tamamen farklı. 2026’dan beri burada lüks beş yıldızlı Mamula Island by Banyan Tree resortu tam kapasiteyle hizmet veriyor. Kale, havuzları ve spa’sı bulunan seçkin bir otele dönüştürülmüş; içeride bu yerin karmaşık tarihini anlatan bir anı galerisi de oluşturulmuş.
Adanın normal ziyaretçilere serbestçe açık olmadığını bilmeniz önemli. Buraya öylece gelip surlarda dolaşamazsınız; giriş yalnızca özel transferle gelen otel misafirlerine izin veriliyor. Sıradan gezi tekneleri adanın yanında sadece yavaşlıyor; böylece bu etkileyici yuvarlak yapının fotoğrafını tekneden yakından çekebilirsiniz.

10. Mimoza ve şubat festivali
Körfezin soğuk rüzgârlardan korunması sayesinde şehrin eşsiz bir subtropikal mikrokliması var. Sokaklarda palmiye, okaliptüs ve büyük incir ağaçları yetişiyor. Ancak şehrin en büyük simgesi, ona kendine özgü rengini ve kokusunu veren güzel sarı mimozadır.
Biz şubatta evde arabaların üzerindeki kırağıyı kazırken burada mimozalar çoktan tamamen açmış oluyor. Her yıl bu çiçekleri kutlamak için ünlü Mimoza Festivali düzenleniyor. Festivalin 57. kez yapılacağı 2026 yılında etkinlikler tam olarak 13-28 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek. Şehir bahar pazarları, müzik ve geçit törenleriyle canlanacak.
Bu festival, sezon dışında buraya gelmek için harika bir neden. Konaklama fiyatları son derece düşük, sokaklar çiçeklerin parfümüyle kokuyor ve yaz turistlerinin kalabalığı olmadan gerçek, samimi bir Karadağ kutlaması yaşayabilirsiniz.

11. Igalo, şifalı çamur ve Tito’nun villası
Gezinti yolunun en batı ucunda, merkeze yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta kaplıca bölgesi Igalo yer alıyor. Artık şehirle neredeyse birleşmiş durumda, ancak burada çok daha sakin bir atmosfer var. Deniz çamuru anlamına gelen doğal şifalı peloidleriyle ünlenen Dr. Simo Milošević Enstitüsü de burada bulunuyor.
Kaplıcalar Avrupa’nın her yerinde tanınıyor ve 2026’da ilk Norveçli hastaların gelişinin 50. yılını kutluyor. Wellness seviyorsanız burada çeşitli uygulamalar rezerve edebilir ya da ilginç bir zaman yolculuğu hissi veren kaplıca kompleksinde konaklayabilirsiniz.
Buradaki en büyük nadirlik Tito’nun Galeb Villası olarak bilinen yapı. Yugoslavya Devlet Başkanı Josip Broz Tito, 1970’lerden kalma bu dev rezidansta kalıyordu. Günümüzde 137 odalı bina kaplıca kompleksinin bir parçası ve zaman zaman halka açık turlar düzenleniyor; bu turlarda gösterişli tarihi salonları gezebilirsiniz.

Herceg Novi’den sonra nereye gidilir
Herceg Novi, başka yerlere geçmek için son derece iyi bir başlangıç noktasıdır. Arabanız varsa körfezin daha iç kesimlerine doğru ilerleyebilirsiniz. Ancak körfezin tamamını dolaşmak zorunda kalmamak için Kamenari-Lepetane feribotunu kullanmanızı öneririz. Yolculuk yalnızca 10 dakika sürüyor, araç başına yaklaşık 5 euro tutuyor ve Kotor ya da Tivat’a giderken neredeyse bir saatlik yolu kısaltıyor.
Ülkenin diğer simge duraklarını da kesinlikle atlamayın. İlham arıyorsanız Karadağ’da deniz ve dağ tatili için 15 önerimizi içeren Karadağ Tatili: Denize ve Dağlara Gitmek İçin 15 Öneri başlıklı kapsamlı yazımıza göz atın. Orada milli parklar ve tarihi şehirler için öneriler bulacak, kendinize en iyi gezi programını oluşturabileceksiniz.

🚗 Reklam · Seyahatte araç kiralamaKaradağ'da kiralık onaylanmış araçlarDiscoverCars fiyat karşılaştırma sitesini kullanın: onlarca yerel ve uluslararası araç kiralama firmasının fiyatlarını karşılaştırır, rezervasyonların çoğunu da ücretsiz iptal edebilirsiniz.
Karadağ'daki araç fiyatlarını karşılaştırın →Sık sorulan sorular
Mamula adası ve oradaki kaleyi ücretsiz ziyaret edebilir miyim?
Ne yazık ki hayır. Ada yakın zamanda özel bir beş yıldızlı lüks tatil köyü olan Mamula Island by Banyan Tree’ye dönüştü ve sadece konaklayan misafirler adaya erişebiliyor. Ancak çoğu tekne turu adanın yanında duruyor, böylece karanlık geçmişe sahip bu fotojenik kaleyi en azından güverteden görebiliyorsunuz.
Şehre neden 100.000 merdiven şehri deniliyor?
Tüm tarihi merkez çok dik bir yamaçta kurulmuş ve merdivenler üst mahalleleri sahil yolu ile bağlamanın tek yolu. 100.000 sayısı elbette sembolik, ama bir gün yürüdükten sonra kesinlikle size de öyle gelecek. Nobel ödüllü Ivo Andrić bile şehri şu sözlerle tarif etmiş: merdivenler, merdivenler, merdivenler.
Hırvatistan’daki Dubrovnik’ten buraya nasıl ulaşabilirim?
İnanılmaz derecede kolay. Dubrovnik havalimanından arabayla sınıra yaklaşık 40 ila 60 dakikada ulaşıyorsunuz. Herceg Novi sınır geçişinden sonraki ilk büyük şehir. Ancak Temmuz ve Ağustos’ta sınırdaki devasa kuyruklar yolculuğu uzatabiliyor, bu yüzden sabah erkenden çıkmanız daha iyi.
Yerel kalelerin giriş ücretleri ne kadar?
Fiyatlar hâlâ çok uygun. Forte Mare’nin manzarası için yaklaşık 4 € nakit ödüyorsunuz, üstteki Kanli Kulu’ya giriş ise yaklaşık 2 ila 4 € (alt kaleden biletiniz varsa genellikle indirimli). En üstteki Španjola şu anda restorasyon altında ve ziyareti tamamen ücretsiz.
Neden Şubat ayında Herceg Novi’ye gitmeliyim?
Türkiye’de kış sürerken, buradaki mikroklima doğayı canlandırıyor. Ünlü Mimoza Festivali gerçekleşiyor (2026’da 13-28 Şubat tarihleri arası), şehir çiçek açan sarı ağaçların kokusuyla doluyor, konserler düzenleniyor ve konaklama fiyatları yılın en düşük seviyesinde.
Ünlü Žanjice ve Mirišta plajlarına en iyi nasıl ulaşılır?
Luštica yarımadasında yer alsalar ve arabayla gidilebilse de yollar dar ve park yeri bulmak zor. En iyisi Škver limanından deniz taksisi almak. Tekneler sezonda sabahtan itibaren çalışıyor ve gidiş-dönüş bilet sadece 5 €, üstelik su üzerinde güzel bir gezinti oluyor.
Şehir çevre gezileri için iyi bir üs mü?
Kesinlikle evet. Stratejik bir nokta ve hem Dubrovnik havalimanına hem de Karadağ’ın iç bölgelerine yakınsınız. Kamenari’deki yakın feribotu sayesinde Kotor’a da hızlıca ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca konaklama ve yemek fiyatları daha kalabalık tatil yerlerine göre biraz daha uygun.
