Paris’te 3 Gün: Kusursuz Gezi Planı (+ 2 ve 5 Günlük Alternatifler)

KısacaParis’te 3 gün için ideal gezi planı, her güne en fazla iki büyük turistik yeri sığdırıyor: ilk gün Trocadéro’dan Eyfel Kulesi, Musée d’Orsay, Sainte-Chapelle ve Notre-Dame Katedrali (giriş ücretsiz, rezervasyon gerekli); ikinci gün Louvre (yalnızca online biletle, yaklaşık 22 €), pasajlar ve Montmartre; üçüncü gün Latin Mahallesi, Jardin du Luxembourg ve Musée Rodin. İki yetişkin için 3 günlük bütçe, seyahat tarzına göre 400-1.400 euro arasında değişiyor. En iyi aylar mayıs, eylül ve ekim; ağustosta gitmektense başka bir zamanı tercih edin. 2 günlük planı şehir merkezine odaklanarak kısaltabilir, 5 günlük plana ise Versailles ve Giverny gezilerini ekleyebilirsiniz.
Hızlı bağlantılar
📍 Nerede kalınır?⭐ Ne görülür?☀️ Ne zaman gidilir?🍽️ Yeme içme💡 İpuçları🧭 Çevre

Paris’te 3 gün için öyle bir gezi planı hazırlayın ki şehrin sabah erkenden uyanışını, soğuk havaya karışan taze pişmiş tereyağı kokusunu bile yaşayabilin. İşte buraya seyahat etmeye değmesinin nedenlerinden biri tam da bu. Kaldırımda küçük metal bir masada oturuyor, sert bir espresso yudumluyorsunuz; yanınızdaki bebek arabasında minik yol arkadaşınız huzurla uyuklarken karşıdaki kafenin sahibi kepengi açıyor. Bu şehrin üzerinde büyük bir etkisi var. Metroda bitmek bilmeyen merdivenleri ve yerel halkın dobra tavrı sizi zorlayabilir ama şehrin kurallarına uyum sağladığınızda sizi kendine hayran bırakıyor.

2026, Fransa’nın başkenti için pek çok açıdan dönüm noktası. Olimpiyat Oyunları’nın ardından şehir büyük bir dönüşüm sürecine girdi. Notre-Dame Katedrali yenilenmiş hâliyle ışıl ışıl ve kapılarını yeniden ziyaretçilere açtı. Öte yandan ünlü Centre Pompidou, kapsamlı yenileme çalışmaları nedeniyle uzun yıllar boyunca kapalı. Yazın, 100 yıl aradan sonra Seine Nehri’nde resmî olarak yeniden yüzülebilecek. Ve bir vejetaryen olarak benim yılın haberi, efsanevi üç Michelin yıldızlı Arpège restoranının tamamen bitki bazlı menüye geçmesi oldu. Kısacası Paris giderek daha yeşil bir şehir hâline geliyor ve yaya bölgeleri sürekli genişliyor.

Üç günlük anlamlı bir gezi planı hazırlamak biraz strateji gerektiriyor. Özellikle de turistik yerler arasında ne kadar hızlı ilerlemeniz gerektiği konusunda sizden çok farklı düşünen küçük bir yol arkadaşınız varsa. Her gün 20 yeri ansiklopedi gibi işaretleyip geçme fikrinden vazgeçin; bu, akşam ağlamalarına giden garantili bir yol (hem de yalnızca çocuğunuz ağlamaz). Altın kuralımız şu: Günde en fazla iki büyük turistik yer gezin, kalan zamanı sokaklarda dolaşmaya, güzel yemekler yemeye ve şehrin atmosferini hissetmeye ayırın.

Gezi planımız gerçekçi ve denedik, hem de en zorlu sınavdan geçti: iki yaşındaki Jonáš’la birlikte seyahat etmek. Burada uzun hafta sonu için alternatifler, ailelere, çiftlere ve yemek tutkunlarına yönelik planlar bulacaksınız. Ayrıca uzak durmanız gereken tuzakların bir listesi de var. 😉

Obsah článku

Yazının tamamını okumaya vakti olmayanlar için özet

  • Notre-Dame yeniden açıldı: Katedral 2026’da yenileme çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açıldı. Giriş ücretsiz ancak belirli bir saat aralığı için online rezervasyon zorunlu.
  • Centre Pompidou kapalı: Asbest temizliği nedeniyle bina 2030’a kadar tamamen kapalı olacak; bu yıl ziyaret planınıza eklemeyin.
  • Louvre’a yalnızca önceden alınmış biletle giriliyor: Müze ziyareti için belirli bir saate alınmış bilet gerekiyor. Cam piramidi pas geçip Porte des Lions girişinden içeri girin.
  • Çocuklarla mı seyahat ediyorsunuz? La Villette Parkı’ndaki Cité des Enfants bölümü (2-7 yaş için), yenileme çalışmaları nedeniyle 9 Haziran 2026’ya kadar kapalı.
  • Şehrin en güzel manzarası: Eyfel Kulesi’nden değil, Galeries Lafayette mağazasının çatısından veya Tour Montparnasse gökdeleninden izleniyor.
  • Her zaman Bonjour diyerek başlayın: Bir mağazaya, fırına ya da restorana girerken önce selam vermeniz gerekir. Aksi hâlde Parisliler sizi görmezden gelebilir.
  • Metro bebek arabasıyla kullanmak için çok zor: Paris metrosunda çok sayıda merdiven var. Asansörleriyle tamamen engelsiz olan tek hat 14 numaralı hat.
  • Turist tuzaklarına dikkat: Montmartre’daki Place du Tertre’de yemek yemeyin; burası pahalı bir turist tuzağı. Onun yerine Marais’ye veya 11. bölgeye gidin.
  • Yankesicilere karşı dikkatli olun: Havalimanında ve başlıca turistik yerlerde ellerinde dilekçeyle yaklaşanları ve önünüzde yere altın yüzük düşürenleri umursamayın. Bunlar organize çetelerin kullandığı yöntemler.

Paris’e ne zaman gidilir: Hava durumu, kalabalıklar ve 2026 takvimi

Doğru ayı seçmeniz, gezinizin genel havasını belirler. Şehir romantik manzaralardan kavurucu beton ormanına, ardından yeniden romantik sokaklara dönüşür. Lukáš’la birlikte terasta ince bir kazakla oturup turist kalabalığının arasından yer kapmaya çalışmadan şarabımızı yudumlayabildiğimiz ayları özellikle seviyoruz.

3 günlük gezi için en iyi aylar

İlkbahar ve sonbahar her zaman iyi bir tercih. Mayısın yılın en güzel ayı olduğunu düşünüyorum. Ağaçlar çiçek açıyor, günler keyifli biçimde uzuyor ve parklara piknik örtünüzü serebiliyorsunuz. Eylül ve ekim de aynı derecede harika. Tatil dönüşünü ifade eden la rentrée dönemi sokaklara taze bir enerji getiriyor. Müzelerde yeni sergiler açılıyor, Jardin du Luxembourg’daki ağaçlar da altın sarısına bürünmeye başlıyor. Bu aylarda yanınıza mutlaka bir rüzgârlık ya da hafif bir trençkot alın.

💡 İpucu: Müzeleri gezmeyi planlıyorsanız ekim veya kasım ayında gidin. Bekleme süreleri belirgin biçimde kısalıyor ve sonunda salonlarda rahatça dolaşabiliyorsunuz.

Gitmemeyi tercih edebileceğiniz zamanlar

Mümkünse ağustosta gitmeyin. Parisliler bu ay topluca deniz tatiline çıkıyor. Şehir ilk bakışta boşalmış gibi görünse de en iyi bağımsız bistroların, kafelerin ve fırınların birçoğunda fermeture annuelle (yıllık tatil) yazısını görüyorsunuz. Böylece çoğunlukla turist tuzaklarıyla baş başa kalıyorsunuz. Üstelik sıcak bastırınca asfalt da rahatsız edici biçimde yumuşuyor. Ünlü Moda Haftası’nın düzenlendiği şubat sonu ve mart başındaki haftalara da dikkat edin. Bu dönemde konaklama fiyatları astronomik seviyelere çıkıyor.

💡 İpucu: Ağustosun tek bir avantajı var. Paris Plages etkinliği kapsamında Seine kıyıları kumlu, şezlonglu yapay plajlara dönüşüyor; çocuklar buraya bayılıyor.

2026’nın önemli tarihleri ve etkinlikleri

Bu yılın takvimi, gezinizi renklendirebilecek ya da ulaşım planınızı biraz zorlaştırabilecek etkinliklerle dolu. İlkbaharda seyahat ediyorsanız 12 Nisan 2026 tarihini not edin; o gün Paris Maratonu düzenleniyor. Şehir merkezinde trafik kilitleniyor ve pek çok sokak kapanıyor. Bebek arabasıyla dolaşmak küçük bir lojistik maceraya dönüşebilir. Buna karşılık 6 Haziran’da bütün şehir Nuit Blanche’ı (Beyaz Gece) kutluyor ve sanat enstalasyonları sabahın ilk ışıklarına kadar parlıyor.

Empresyonizm meraklılarına not: Giverny’deki Monet Bahçeleri kış arasının ardından 1 Nisan’da yeniden açılıyor. Ancak sonbahar için önemli bir uyarımız var. 19 ve 20 Eylül 2026 hafta sonunda Avrupa Miras Günleri (Journées du Patrimoine) düzenleniyor ve Giverny Bahçeleri bu iki gün boyunca kesinlikle kapalı.

💡 İpucu: 21 Haziran’da Paris’teyseniz Fête de la Musique’le karşılaşırsınız. Her meydanda, sokakta ve kafenin önünde gruplar ücretsiz konser veriyor. Şehirde dolaşmak için yılın en güzel akşamlarından biri.

Paris’te nerede kalınır: Güvenlik, bebek arabası ve bütçe

Paris, örneğin Barselona gibi düzenli bir ızgara değil; tarihî merkezden saat yönünde kıvrılarak ilerleyen bir salyangoz kabuğunu andırıyor. Ben bile birkaç kez kayboldum. Yirmi bölgenin her biri kendi belediye binası ve farklı havasıyla ayrı bir şehir gibi. Bebek arabasıyla seyahat eden bir aile olarak güvenlik, geniş kaldırımlar ve hemen köşedeki iyi kahve arasında denge kurmanız gerekiyor.

6. bölge (Saint-Germain): Aileler için en iyi tercih

Burası, Seine Nehri’nin sol yakasındaki Paris zarafetinin özü. Son derece güvenli, kaldırımlar geniş ve kukla tiyatrosuyla büyük oyun alanlarına sahip güzel Jardin du Luxembourg hemen yanı başınızda. Bebek arabasıyla burada çok vakit geçiriyoruz. Bölge biraz pahalı ama sunduğu huzura değiyor.

  • Hôtel des Saints Pères (4 yıldız): Sakin bir sokaktaki güzel, tarihî otel. Paris standartlarına göre daha geniş odaları var ve bebek yatağını sorunsuz biçimde hazırlıyorlar. İki kişilik odanın gecelik fiyatı yaklaşık 280 euro (7.000 CZK).
  • Hôtel Clément (2 yıldız): Saint-Germain pazarının hemen yanında, bütçe dostu çok iyi bir seçenek. Asansörü ve misafirperver personeli var. Gecelik fiyat yaklaşık 150 euro (3.750 CZK).

💡 İpucu: Boulevard Saint-Germain üzerindeki kafeler pahalı. Nehir yönündeki ara sokaklara girin; daha sakin ve hesaplı bistrolar bulabilirsiniz.

3. bölge (Kuzey Marais): Havalı ve sakin bir bölge

Marais’nin güneyi hafta sonları kalabalıktan geçilmezken kuzey bölgesi (Haut Marais) sakin, trend ve bağımsız butikler ile kafelerle dolu. Sokaklar daha geniş, mahalle havasıysa çok daha belirgin. Şehrin en iyi falafelini ve harika kapalı Marché des Enfants Rouges pazarını burada bulabilirsiniz.

  • Hôtel Les Bains Paris (5 yıldız): Lüks ve tasarım arıyorsanız burası tam size göre. Eski ve ünlü hamam ile gece kulübü, otele dönüştürülmüş. Gecelik fiyatlar 400 eurodan (10.000 CZK) başlıyor.
  • Hôtel du Petit Moulin (4 yıldız): İç tasarımını Christian Lacroix’nın yaptığı butik bir otel. Cephesi eski bir fırın gibi görünüyor. Gecelik fiyatı yaklaşık 250 euro (6.250 CZK). Bebek arabasıyla seyahat edenler için önemli olan asansörü de var.

💡 İpucu: Bu bölgede çok sayıda vegan ve vejetaryen mekân bulabilirsiniz. Hank Restaurant’ta lezzetli burgerleri deneyin.

7. bölge (Invalides / Eyfel): Son derece sakin bir yerleşim bölgesi

Son derece sakin ve güvenli bir bölge. Eyfel Kulesi’nin hemen yakınında kalmak, akşam çocuklarla Champ de Mars çimlerinde piknik yapmak istiyorsanız ideal bir tercih. Ancak akşamları mekânlar erken kapanıyor; gece hayatı için başka bir yere gitmeniz gerekiyor.

  • Hôtel Muguet (3 yıldız): Çok sevimli personeli olan aile oteli. Bazı odalardan Eyfel Kulesi manzarası görülüyor ve aile odaları sunuyorlar. Gecelik fiyat yaklaşık 200 euro (5.000 CZK).
  • Hôtel de l’Empereur (3 yıldız): Invalides manzarası, nehre kolay erişim ve geceleri sessiz bir ortam sunuyor. Gecelik fiyat yaklaşık 180 euro (4.500 CZK).

Kesinlikle kalmamanız gereken yerler

Paris’in her yeri romantik değil. Ailece seyahat ediyorsanız Gare du Nord ve Gare de l’Est tren istasyonlarının çevresindeki 10. bölgenin kuzey kısmından uzak durun. Burası organize yankesici çetelerinin uğrak yeri olarak biliniyor ve geceleyin pek güvenli hissettirmiyor.

Aynı şekilde Montmartre Tepesi’nin altındaki bulvarlarda (Pigalle ve Barbès-Rochechouart istasyonlarının çevresi) kalmanızı önermiyoruz. Gece ortalık çok hareketli ve gürültülü; bebek arabasıyla akşam yürüyüşü için hiç uygun bir atmosfer yok.

Kısa bir hafta sonunda, hem başlıca turistik yerlere hem de şehir dışına yapmayı planladığınız geziye kolayca ulaşabileceğiniz kullanışlı bir konaklama noktası önemli. Bizim için Hôbou oteli harika bir tercih oldu; merkeze gitmek için 10 numaralı metro hattına, Versailles’a ulaşmak içinse doğrudan otobüse yakındı. Tüm ulaşım planının nasıl işlediğini konaklama deneyimimizi anlattığımız yazıda paylaşıyoruz; güncel müsaitliği buradan kontrol edebilirsiniz.

Nerede yemek yenir: Bistrolar, fırınlar ve sabah kahvesi

Paris’te güzel yemek bulmak o kadar zor değil. Asıl zor olan, aile bütçenizi sarsmayacak ve bebek arabasıyla geldiğinizde somurtulmayacağınız bir yer bulmak. Yıllar içinde Lukáš’la tekrar tekrar gittiğimiz birkaç favori mekânımız oldu. Büyük bulvarlardan uzaklaşıp iki sokak öteye gitmek genellikle iyi sonuç veriyor.

Günün her saati için denenmiş önerilerimiz

Her şey güzel bir kahvaltıyla başlıyor. Yakınınızdaki boulangerie’yi (fırını) bulup taze bir kruvasan veya pain au chocolat almanızı öneriyoruz. Yanında kahveyi daha modern bir kafede için; sıradan bir Paris bistrosunda geleneksel kahve genellikle epey acı ve fazla kavrulmuş oluyor.

Öğle yemeğinde Formule Midi yazılı tabelaları arıyoruz. Bu, iki yemekten oluşan hesaplı öğle menüsü. Akşamlarıysa Marais’de veya 11. bölgede sevdiğimiz bistrolardan birinde güzel bir şarap eşliğinde yemek yemeyi tercih ediyoruz. Ancak ünlü Paris restoranlarının çoğunda önceden rezervasyon yaptırmanız gerektiğini unutmayın; yoksa akşam için yer bulamayabilirsiniz.

Paris’te 3 gün için gezi planının temel kuralları

Şehrin kalabalığına karışmadan önce beklentilerinizi gerçekçi tutalım. Paris çok büyük ve üç günde her yeri görmeye çalışmak, yorulup ağlamak için garantili bir tarif (hem de yalnızca çocuklar ağlamıyor).

Her şeyi görebileceğiniz efsanesi

Louvre veya Orsay gibi büyük müzeler saatlerinizi alır. İki yaşında bir çocukla sekiz saatlik sanat maratonu yapmanız mümkün değil. Günü iki ana bölüme ayırın. Bebeğinizin en enerjik olduğu sabah saatlerini büyük bir turistik yere ayırın. Ardından öğle yemeği, parkta mola veya bebek arabasında uyku zamanı gelsin; öğleden sonrayıysa mahallede serbestçe dolaşmaya bırakın.

💡 İpucu: Günde ikiden fazla metro yolculuğuyla şehrin bir ucundan diğer ucuna gitmeyi planlamayın. Her seferinde tek bir mahalleye odaklanın ve çevreyi yürüyerek gezin.

Ulaşım ve Navigo kartları (2026)

Paris metrosu tarihî bir mücevher olsa da bebek arabasıyla seyahat eden aileler için tam bir kâbus. İstasyonların yalnızca %20’sinde engelsiz erişim var. En rahat seçenek, tamamen otomatik ve yüzde yüz engelsiz olan 14 numaralı hat.

Kağıt biletler artık neredeyse tamamen ortadan kalktı. 5 euroya (125 CZK) Navigo Easy adlı plastik kartı alın ve carnet adı verilen 10 yolculukluk paketi yükleyin (yaklaşık 17,35 euro / 430 CZK). Pazartesi günü gelip Versailles’a veya havalimanına gitmeyi planlıyorsanız 32,40 euroya (810 CZK) haftalık Navigo Découverte kartı almak avantajlı olabilir. Ancak kart yalnızca pazartesiden pazara kadar geçerli, dolayısıyla perşembe başlayıp hafta sonunu uzattığınız bir gezi için işinize yaramıyor.

💡 İpucu: Bonjour RATP uygulamasını indirin. İçindeki Erişilebilirlik Modu, yalnızca asansörleri çalışan istasyonlardan geçen güzergâhları buluyor.

Altın kural: Bonjour diyerek selam verin

Bu yazının en önemli tavsiyesi bu. Fransa’da her konuşmaya Bonjour diyerek başlayın (saat 18.00’den sonra Bonsoir). Fırına mı giriyorsunuz? Bonjour. Taksiye mi biniyorsunuz? Bonjour. Bu sihirli kelimeyi atlayıp doğrudan kahve siparişi verirseniz Fransızlar bunu büyük bir kabalık sayabilir. Sizi görmezden gelmeye başlayıp en kötü masaya oturtabilirler.

💡 İpucu: Restoranda bageti asla bıçakla kesmeyin, elinizle koparın. Ellerinizi de masanın altında kucağınızda tutmayın; bileklerinizi masaya dayayın.

1. gün: Şehrin klasikleri ve ilk keşifler

İlk günü şehrin en büyük simgelerine ayırıyoruz. Kartpostallardan tanıdığınız ve Paris’e gelme nedenleriniz arasında yer alan o ünlü yerlere gideceğiz. Yine de en yoğun kalabalıklardan kaçınmak için akıllıca bir rota izleyeceğiz.

Sabah Eyfel Kulesi’nde (Trocadéro’dan)

Demir Leydi, dev bir mıknatıs gibi ziyaretçileri kendine çekiyor. Ancak en tepesine asansörle çıkmayı gönül rahatlığıyla atlayabilirsiniz. Önünde uzun kuyruklar oluyor, biletleri (14,80-36,70 euro / 370-915 CZK) 60 gün önceden takip etmeniz gerekiyor. Üstelik kuleden şehrin en önemli manzarası olan Eyfel Kulesi’ni göremezsiniz.

Bunun yerine kahvaltıdan hemen sonra Trocadéro istasyonunda metrodan inin. Sabah 08.00 civarında burası neredeyse tamamen size kalır. Esplanad ve çeşmelerin üzerinden kuleye uzanan manzara nefes kesici. Buradan aşağı, nehre doğru yürüyün, köprüden karşıya geçin ve çocuğunuzun Champ de Mars Parkı’nın çimenlerinde biraz koşmasına izin verin.

💡 İpucu: Kalabalıksız, ikonik bir fotoğraf için 16. bölgedeki çıkmaz Avenue de Camoens sokağına gidin. Eski ve güzel binalar ile ağaçlar fotoğrafınıza harika bir çerçeve oluşturacak.

Sabah Musée d’Orsay’da

Herkes Louvre’a koşarken siz Musée d’Orsay‘a gidin (giriş 16 euro / 400 CZK). Eski bir tren garında dünyanın en iyi empresyonizm koleksiyonlarından biri sergileniyor. Müze 2026’da 40. yaşını kutluyor; cam tavanın altındaki atmosferi Louvre’a kıyasla çok daha ferah. Bebek arabasıyla burada dolaşmak da çok daha kolay. Monet’nin tablolarını, Van Gogh’un otoportresini ve içinden Montmartre Tepesi’nin görüldüğü dev gar saatini kaçırmayın.

💡 İpucu: Çocuğunuzu kanguruda taşıyorsanız bebek arabasını vestiyere ücretsiz bırakın. Galerilerin ahşap zemininde tekerlekleri kullanabilirsiniz ama Van Gogh tablosunun önündeki kalabalıkta arabasız çok daha rahat hareket edersiniz.

7. bölgede öğle yemeği

Yedinci bölgede çok sayıda sakin bistro var. Formule Midi yazılı tabelaları arayın. Bu öğle menüsünde 18-28 euroya (450-700 CZK) başlangıç ve ana yemek alabilirsiniz. Vejetaryenler için mutlaka en az bir etsiz seçenek bulunuyor; çoğu zaman lezzetli, kremalı risotto veya kiş çıkıyor.

💡 İpucu: Bitki bazlı mutfağın en lüks hâlini denemek istiyor ve bütçenizi dert etmiyorsanız yakındaki efsanevi Arpège restoranı, şef Alain Passard yönetiminde tamamen vegan menüye geçti. Ancak burada öğle yemeği 260 euroya (6.500 CZK) geliyor.

Öğleden sonra: Sainte-Chapelle ve yeniden doğan Notre-Dame

Île de la Cité Adası’na geçin. Önce Sainte-Chapelle’i gezin (giriş 13 euro / 325 CZK). 13. yüzyıldan kalma bu Gotik şapelin neredeyse hiç duvarı yok; onun yerine dev vitraylar var. Öğleden sonra güneşi vitraylardan süzülünce kendinizi dev bir kaleydoskobun içinde gibi hissedeceksiniz.

Buradan Notre-Dame Katedrali’ne birkaç adımda ulaşabilirsiniz. Yıkıcı yangının ardından yeniden açılan katedralin içindeki taşlar pırıl pırıl, neredeyse bembeyaz. Ana salona giriş ücretsiz ama Notre-Dame de Paris resmî uygulaması üzerinden saat aralığı rezervasyonu yapmanız gerekiyor.

💡 İpucu: Sokakta size Notre-Dame için sıra beklemeden giriş bileti satmaya çalışan herkesi görmezden gelin. Bunlar dolandırıcı; katedrale giriş gerçekten ücretsiz.

Akşam Marais sokaklarında

Günü Le Marais’de, 3. ve 4. bölgelerde tamamlayın. Şehrin büyük dönüşümünden kurtulan dar Orta Çağ sokakları bugün bağımsız butikler, fırınlar ve Yahudi tarihinin izleriyle dolu. Rue des Rosiers’deki L’As du Fallafel’e uğrayın. Avrupa’nın en iyi falafellerinden birini burada yapıyorlar. İçine kızarmış falafel topları ve patlıcan doldurdukları pita sandviçini en büyük et severler bile beğenecek.

💡 İpucu: L’As du Fallafel cumartesi günü Şabat nedeniyle kapalı. Hafta sonunda oradaysanız hemen karşıdaki Mi-Va-Mi’de harika bir yemek yiyebilirsiniz.

2. gün: Sanat, pasajlar ve şehrin üzerinden romantik manzaralar

İkinci gün Seine Nehri’nin sağ yakasını (Rive Droite) keşfedeceğiz. Sanat, tarihî alışveriş pasajları ve yüksekten görünen şehir manzaralarıyla dolu bir gün olacak.

Sabah: Louvre’u planlı gezin, kuyruk beklemeyin

Louvre’un tamamını bir günde gezmeye çalışmak çılgınlık; Lukáš bir keresinde denedi ve bir daha asla yapmayacağına yemin etti. Biz yaklaşık üç saat ayırıyoruz, çünkü bacaklarımız daha fazlasına dayanmıyor. 2026’da şu kural geçerli: Louvre’un resmî sitesi üzerinden belirli bir saate online rezervasyon yaptırmadan giriş mümkün değil (yaklaşık 22 euro / 550 CZK). Rezervasyonsuz gelenler saatlerce kuyrukta bekliyor.

Cam piramidin önündeki ana girişi kullanmayın. Denon kanadının güneyindeki daha az bilinen Porte des Lions girişine gidin. Burada genellikle kuyruk çok kısa ve giriş sizi Mona Lisa tablosunun yakınına çıkarıyor. Önünde telefonlarıyla bekleyen aşılmaz bir kalabalık oluşmadan Mona Lisa’ya ilk olarak gidin.

💡 İpucu: Louvre’u büyüleyici bir atmosferde ve daha az kalabalıkla görmek için çarşamba veya cuma günkü uzatılmış ziyaret saatlerine bilet alın (müze 21.45’te kapanıyor).

lukas a lucka
Lukáš ve Lucie’nin önerileri
Paris’te Nerede Kalınır
6 konaklama seçeneği — wellness oteller, oteller ve diğer konaklama imkanları
⭐ EN İYİ SEÇİM 🏨 Otel
Hôtel des Saints Pères
6. bölgede (Saint-Germain) sakin bir sokakta yer alan güzel tarihi otel. Paris standartlarına göre daha geniş odalar sunuyorlar ve bebek karyolası hazırlamakta hiç sorun yaşamıyorlar.
★★★★ gecelik 280 €’dan (7.000 Kč) itibaren
Müsaitliği kontrol edin
🏨 Otel
Hôtel Clément
6. bölgede Saint-Germain pazarının hemen yanında mükemmel bütçe dostu bir seçenek. Asansörleri var ve personel son derece yardımsever.
★★ gecelik 150 €’dan (3.750 Kč) itibaren
Müsaitliği kontrol edin
⭐ Luxury
Hôtel Les Bains Paris
3. bölgede (Kuzey Marais) lüks otel. Ünlü eski hamamlar ve gece kulübünün tasarım otele dönüştürülmüş hali.
★★★★★ gecelik 400 €’dan (10.000 Kč) itibaren
Müsaitliği kontrol edin
🏨 Otel
Hôtel du Petit Moulin
3. bölgede (Kuzey Marais) iç tasarımını Christian Lacroix’nın yaptığı butik otel. Cephesi eski bir fırın gibi görünüyor. Asansörleri var, bebek arabası için kritik.
★★★★ gecelik 250 €’dan (6.250 Kč) itibaren
Müsaitliği kontrol edin
🏨 Otel
Hôtel Muguet
7. bölgede (Invalides/Eiffel) son derece sevimli personeli olan aile oteli, bazı odalardan Eiffel Kulesi manzarası sunuyor. Aile odaları var.
★★★ gecelik 200 €’dan (5.000 Kč) itibaren
Müsaitliği kontrol edin
🏨 Otel
Hôtel de l’Empereur
7. bölgede doğrudan Invalidovna’ya bakan otel, nehre harika erişim ve çok sakin geceler.
★★★ gecelik 180 €’dan (4.500 Kč) itibaren
Müsaitliği kontrol edin

Sabah: Kapalı pasajlar ve Opéra Garnier

Buradan kuzeye doğru yürüyün. Paris’te 19. yüzyıldan kalma, cam tavanlı ve mozaik zeminli tarihî kapalı pasajlardan oluşan bir ağ var. Girişleri tamamen ücretsiz ve bebek arabasıyla dolaşmak çok rahat. Eski kitapçıları ve küçük kafeleriyle güzel Galerie Vivienne’de (2. bölge) yürüyüş yapın.

Opéra Garnier Sarayı’na kadar devam edin. Gösteri izlemeyecek olsanız bile gündüz ziyaretine bilet alın (14 euro / 350 CZK). Ana mermer merdivenler ve altın işlemeli fuaye nefesinizi kesecek.

💡 İpucu: Sıcak çikolatayı seviyorsanız Louvre’a yakın, ünlü çay salonu Angelina’ya uğrayın. L’Africain adlı yoğun kıvamlı çikolatası efsane ama önünde kuyruk olabileceğini unutmayın.

Öğle yemeği: Les Halles veya Rue Montorgueil

Rue Montorgueil çevresinde öğle yemeği molası verin. Bu yaya bölgesi baştan sona bir lezzet durağı; onlarca peynir dükkânı, fırın ve bistro bulabilirsiniz. Paris’in 1730’da açılan en eski pastanesi Stohrer’e uğrayıp yolda yemek için harika bir ekler alın.

💡 İpucu: Suya ihtiyacınız varsa restoranda une carafe d’eau isteyin. Musluk suyuyla dolu bir sürahi getirirler ve bu her zaman ücretsizdir.

Öğleden sonra: Montmartre ve terlemeden Sacré-Cœur

Öğleden sonra metroyla Montmartre’a (18. bölge) gidin. Burası merdivenlerle ve Arnavut kaldırımlı sokaklarla dolu bir tepe; bebek arabasıyla ilerlerken biraz sarsılacaksınız. Sacré-Cœur Bazilikası’nın altındaki 300 basamağa tırmanmak yerine fünikülere (Funicular) binin. Normal metro biletiniz bu yolculukta da geçerli.

Bembeyaz traverten taşından yapılan bazilikaya giriş ücretsiz. Ardından pastel renkli evleriyle Rue de l’Abreuvoir’de yürüyün ve ünlü pembe La Maison Rose’un fotoğrafını çekin.

💡 İpucu: Place du Tertre’deki restoranları görmezden gelin. Ortalama yemekleri ve aşırı fiyatlarıyla tam bir turist tuzağı. Yemek için tepenin aşağısına inin.

Akşam: Galeries Lafayette çatısından gün batımı

Montmartre’dan indikten sonra alışveriş mağazalarının bulunduğu 9. bölgeye dönün. Galeries Lafayette Haussmann mağazasının en üst katında büyük bir çatı terası var. Giriş tamamen ücretsiz. Aşağıdan kahve alın, asansörle yukarı çıkın ve gün batımını bekleyin. Buradan, ışıkları yanıp sönen Eyfel Kulesi de dâhil olmak üzere bütün Paris’i görebilirsiniz.

💡 İpucu: Hemen yanındaki Printemps mağazasının 7e Ciel adlı terası da var. Burada biraz daha az insan oluyor ve manzara en az diğeri kadar etkileyici.

✈️ Ucuz uçak biletleri
Fransa: en ucuz uçak biletleri 102 €’dan başlayan fiyatlarla
Tüm havayollarının fiyatlarını karşılaştırın, en ucuz tarihleri bulun. · Daha fazla ucuz uçak bileti →
Uçak bileti bulun →

3. gün: Gizli Paris ve parklar

Üçüncü gün biraz yavaşlayacağız. Sol yakada dolaşacak, entelektüel atmosferi içinize çekecek ve çocukların çok sevdiği parklarda keyif yapacağız.

Sabah: Latin Mahallesi ve Panthéon

Güne 5. bölgede, Latin Mahallesi’nde başlayın. Eskiden Sorbonne öğrencilerinin hâkim olduğu bu sokaklar bugün kreplerin kokusuyla doluyor. Görkemli Panthéon’a kadar yürüyün (giriş 13 euro / 15 euro). Dev kubbesinin altında Victor Hugo’dan Marie Curie’ye kadar Fransız tarihinin en büyük isimleri yatıyor. Yapı çok geniş ve tekerlekli sandalye erişimine uygun.

💡 İpucu: Emily in Paris dizisinin hayranıysanız Panthéon’a kısa bir yürüyüş mesafesindeki sevimli Place de l’Estrapade meydanına uğrayın. Dizideki Emily’nin evi burada.

Sabahın ilerleyen saatleri: Jardin du Luxembourg

Buradan Lüksemburg Bahçeleri’ne (6. bölge) yürüyerek kısa sürede ulaşabilirsiniz. Burası iki yaşındaki bir çocuk için tam bir cennet. Siz sarayı ve çiçek tarhlarını seyrederken çocuklar merkezdeki havuzda yelkenli ahşap tekneleri yüzdürebilir.

💡 İpucu: Parkın ortasında ünlü kukla tiyatrosu Théâtre des Marionnettes bulunuyor. Klasik Guignol gösterisinin ücreti yalnızca 2,70 euro (3 euro) ve gösteriler çarşamba günleri ile hafta sonlarında yapılıyor.

Öğle yemeği: Marché des Enfants Rouges Pazarı

Öğle yemeği için yeniden sağ yakaya, 3. bölgeye geçeceğiz. Marché des Enfants Rouges, Paris’in en eski kapalı pazarı. Burası açık havada kurulmuş harika bir yemek alanı gibi işliyor. Japon bentosu, Lübnan salataları ve nefis Fas sebzeli tajinleri sunan tezgâhlar bulabilirsiniz. Yemeğinizi ahşap masalara götürüyorsunuz. Ortam gürültülü olduğu ve kimse koşturan çocukları umursamadığı için küçük çocukla gelmek için ideal.

💡 İpucu: Chez Alain Miam Miam tezgâhından bir sandviç alın. Alain yerel bir ünlü ve peynirlerle sebzelerle doldurduğu vejetaryen galetleri olağanüstü.

Öğleden sonra: Musée Rodin ve dinlenme

Öğleden sonranızı 7. bölgedeki Musée Rodin’e ayırın (giriş yaklaşık 14 euro / 15 euro). Burası aileler için en sevdiğim müze. Heykel koleksiyonu güzel bir sarayın içinde olsa da asıl güzellik dışarıda. Bahçede ünlü Düşünen Adam da dâhil olmak üzere pek çok heykel var. Çocuğunuz güllerin arasındaki geniş kumlu yollarda güvenle dolaşırken siz de bronz heykellerin kaslarını huzur içinde seyredebilirsiniz.

💡 İpucu: Yalnızca bahçe için bilet de alabilirsiniz (yaklaşık 4 euro / 5 euro). Burası Paris’in tamamındaki en ucuz ve en güzel kaçış noktalarından biri.

Akşam: Seine boyunca yürüyüş ve doğal şarap

Akşam Seine Nehri’ne inin. Nehir kıyısındaki yürüyüş yolu (örneğin Parc Rives de Seine) araç trafiğine kapalı ve tamamen güvenli. 10. ya da 11. bölgedeki şarap barlarından birinde (cave à manger) mola verin. Doğal şarap (vin nature) burada büyük bir akım. Örneğin Septime La Cave’e gidebilirsiniz.

💡 İpucu: Parisliler apéro adı verilen saatleri sever (17.00-20.00 arası). Bu saatlerde bir kadeh içmeye çıkarsanız teraslarda çocuk görmek son derece normal ve kabul gören bir durum.

Çiftler için alternatif: 3 günlük romantik Paris

Çocuğunuza bakacak birini ayarlayıp Paris’e yalnızca ikiniz gelme şansını yakaladıysanız şehir size bambaşka bir tempo sunar.

Gün batımları ve speakeasy barlar

Akşamlarınızı gizli barları keşfetmeye ayırın. Paris’in kokteyl kültürü dünyanın en iyileri arasında. Marais bölgesindeki Little Red Door‘a gidin; bu bar düzenli olarak dünyanın en iyi 50 barı listesinde yer alıyor. Biraz eğlence arıyorsanız 10. bölgedeki Lavomatic barını bulun. Sıradan bir çamaşırhaneye giriyorsunuz ve çamaşır makinelerinden birinin arkasındaki gizli kapı sizi hareketli bara çıkarıyor.

💡 İpucu: Gün batımını Tour Montparnasse gökdeleninden izleyin (giriş yaklaşık 20 euro / 20 euro). Eyfel Kulesi’ndekinin aksine burada uzun kuyruklarda beklemezsiniz ve en önemlisi kuleyi doğrudan manzaranıza katabilirsiniz.

Rue des Lombards’ta caz akşamları

Paris ve caz, Birinci Dünya Savaşı’ndan beri birbirinden ayrılmaz. 1. bölgedeki Rue des Lombards’a yönelin. Burada Le Duc des Lombards (zarif ve ciddi caz) ile Sunset/Sunside (yer altındaki mahzende harika akustik) gibi kulüpler bulacaksınız.

💡 İpucu: Otantik bir deneyim için Latin Mahallesi’ndeki Caveau de la Huchette’e gidin. La La Land filminden sahnelerin çekildiği Orta Çağ’dan kalma bu mahzende insanlar gerçekten swing dansı yapıyor.

Çocuklu aileler için alternatif: Küçük çocukla Paris

Paris ailelere karşı son derece dost canlısı olabilir. Yeter ki çocuğunuzun güvenle oynayıp enerjisini atabileceği doğru yerleri bilin.

Oyun alanları, kuklalar ve Jardin d’Acclimatation

Lüksemburg Bahçeleri’nin yanı sıra Boulogne Ormanı’ndaki (16. bölge) Jardin d’Acclimatation da mutlaka görülmeli. Paris’in en eski eğlence parkı olan bu yerde giriş 7 euro (10 euro). Küçük bir hayvanat çiftliği, midilli gezintileri, su oyun alanı ve özellikle küçük çocuklara göre tasarlanmış pek çok eğlence bulunuyor.

💡 İpucu: ⚠️ 2026’ya dikkat! La Villette Parkı’ndaki, 2-7 yaş arası çocuklara yönelik popüler Cité des Enfants bölümü, kapsamlı yenileme çalışmaları nedeniyle 9 Haziran 2026’ya kadar KAPALI.

Atelier des Lumières: Sıkıcı müzeler yerine

Klasik müzeler küçük çocukları kaçınılmaz olarak sıkıyor. Onları Atelier des Lumières’e (11. bölge, giriş 14,50 euro / 15 euro) götürün. Eski dökümhane dev bir dijital tuvale dönüştürülmüş. Ünlü ustaların tabloları müzik eşliğinde canlanıyor, duvarlara ve zemine akıyor. Ortam loş; çocuklar özgürce dolaşıp yerdeki ışık yansımalarını yakalayabilir.

💡 İpucu: 2026 ilkbaharında burada dinozor sergisi (Planète Préhistorique) düzenlenecek. Çocuğunuz dinozor dönemindeyse bu sergi onu kesinlikle mest edecek.

Gurme gezginler için alternatif: Lezzetlerle dolu 3 gün

Fransız mutfağı bir devrimden geçiyor. Yüksek mutfak ile rahat ortamı birleştiren bistronominin merkezi, 11. ve 10. bölgeler.

Michelin yıldızlarından sokak lezzetlerine

Bir ay önceden rezervasyon bulabilirseniz Septime restoranına (11. bölge) gidin. Şef Bertrand Grébaut burada Michelin yıldızına sahip; ancak mekânın rahat atmosferi daha kapıdan girer girmez sizi sakinleştiriyor. Resmî ve kasıntı bir ortam yok, yalnızca harika yemekler var. Karabuğday unundan yapılan nefis tuzlu krepler (galette) için Breizh Café zincirine gidin.

Hesaplı bir seçenek arıyor ve geleneksel bir Fransız yemek salonunun yoğun gürültüsünü, hareketliliğini yaşamak istiyorsanız Bouillon Chartier‘de (9. bölge) sıraya girin. Burada klasik yemekleri birkaç euroya yiyebilirsiniz.

💡 İpucu: Paris’te vejetaryen olmak artık sorun değil. Fransa’nın tek raw food bistrosu olan 42 Degrés’ye (11. bölge) gidin. Burada hiçbir şey 42 °C’nin üzerinde pişirilmiyor; ancak sunum, haute cuisine örnekleriyle yarışıyor.

Cédric Grolet’ten tatlı bir final

Paris pastaneleri (pâtisserie) mücevher dükkânlarını andırıyor. Cédric Grolet şu anda dünyanın en büyük pastacılık yıldızı. Gerçek meyvelerle birebir aynı görünen tatlılar (trompe-l’œil) hazırlıyor. Bir limonu gerçek meyveden ayırt edemezsiniz; ancak içinde pofuduk bir krema saklıyor.

💡 İpucu: Dondurmayı Île Saint-Louis Adası’ndaki efsanevi Berthillon‘dan alın. Bitter çikolatalı sorbetleri nefis. Ancak pazartesi ve salı günleri kapalılar!

2 gününüz varsa veya tam tersine 5 gün kalacaksanız ne yapmalı?

Gezi planını elinizdeki zamana göre kolayca genişletebilir ya da acımasızca kısaltabilirsiniz.

Hızlı hafta sonu (2 gün)

Yalnızca 48 saatiniz varsa sadece merkezde kalın. İlk günü Eyfel Kulesi, Musée d’Orsay ve Les Invalides arasındaki hatta ayırın. İkinci gün Louvre’u (yalnızca 2 saat), Notre-Dame’ı birleştirin ve öğleden sonra Montmartre’a çıkın. Geri kalan her şeyi gönül rahatlığıyla listenizden çıkarın.

💡 İpucu: Hafta sonu Charles de Gaulle Havalimanı’ndan (CDG) ulaşım için RER B trenine dikkat edin. Burası yankesici çetelerinin kötü şöhretli uğrak noktalarından biri. Sırt çantanızı öne alın ve fermuarları gözünüzün önünden ayırmayın.

5 günlük gezi planı: Versailles ve Giverny

Fazladan günleriniz mi kaldı? Şehir dışına çıkın. Dördüncü günü Versailles Sarayı’na ayırın. Saat aralığı belirlenmiş biletleri internetten alın. Bebek arabasıyla Gare Montparnasse Garı’ndan N hattı trenine binmek (genellikle önerilen RER C hattı yerine) en iyisi. Versailles Chantiers istasyonunda inin, burası daha sakin.

Beşinci gün, Normandiya yönüne trenle Giverny köyüne, Versailles Sarayı‘na günübirlik gezisine çıkın. Monet’nin ikonik Japon köprüsü ve nilüferleriyle ünlü bahçeleri tüm sanatseverlerin hayallerini süsleyen bir yer.

💡 İpucu: Versailles’da işleri tersinden yapın. Önce çocuğunuzun enerjisini atabileceği Büyük Kanal’ın yanındaki bahçelere gidin. Saray ziyaretini öğleden sonranın ilerleyen saatlerine ayırtın.

Kurtarma planı: Paris’te yağmur yağdığında ne yapmalı?

Paris yağmuru oldukça inatçı olabilir. Yağmura yakalanırsanız bir çatının altına sığının; ancak zamanı otelde geçirmeyin.

Yer altına ve pasajlara sığının

2. ve 9. bölgelerdeki kapalı pasajları keşfetmek için tam zamanı (Passage Jouffroy, Passage des Panoramas ve Galerie Vivienne). Daha büyük çocuklarınız varsa veya küçük çocuğunuz kanguruda uyuyorsa 14. bölgedeki Paris Yer Altı Mezarları için bilet alın. Yerin yirmi metre altında milyonlarca Parislinin düzgünce sıralanmış kemikleri yatıyor; oradaki atmosferi tarif etmek mümkün değil.

💡 İpucu: Yer Altı Mezarları biletleri tam yedi gün önceden satışa açılıyor ve göz açıp kapayıncaya kadar tükeniyor. Bebek arabasıyla aşağı inmenize izin verilmiyor; kanguru kullanmanız şart.

Paris’te kesinlikle YAPMAMANIZ gerekenler (ve dolandırıcılık uyarısı)

Bunu iki kez okuyun. Paris muhteşem bir şehir; ancak hazırlıksız turistlere karşı acımasız olabilir.

En sık rastlanan turist tuzakları

  • Eyfel Kulesi’ne asansörle çıkmayın: Kuyrukta saatler geçirir, çok para öder ve şehrin en büyük simgesini, yani Eyfel Kulesi’nin kendisini göremeden şehir manzarasına bakarsınız. Bunun yerine Tour Montparnasse’a çıkın.
  • Ana bulvarlarda kahve almayın: Champs-Élysées’de bir kahve 8 euro tutar ve yanık su gibi tadabilir. İki sokak içeri girin.
  • Centre Pompidou’ya gitmeyin: Girişte de yazdığım gibi, asbest temizleme çalışmaları nedeniyle 2030’a kadar tamamen kapalı.

💡 İpucu: Zafer Takı’nı görmek istiyorsanız asla araçlarla dolu o çılgın dönel kavşaktan karşıya koşarak geçmeyin. Güvenli Passage du Souvenir alt geçidini kullanın.

Yankesiciler ve sokak dolandırıcılıkları

Parisli yankesiciler son derece organize profesyoneller. En sık 1 numaralı metro hattında ve turistlerin pencereden Eyfel Kulesi’ne baktığı 6 numaralı hatta çalışıyorlar.

  • Altın yüzük numarası: Sokakta önünüzde biri bir yüzük bulur, size ait olup olmadığını sorar, ardından hediye olarak zorla elinize tutuşturur ve agresif biçimde para istemeye başlar. Hiç muhatap olmayın ve yolunuza devam edin.
  • Montmartre’daki bileklikler: Sacré-Cœur’a çıkan merdivenlerin altında, elinize hızla bir ip bağlamaya çalışıp ardından para isteyen adamlar durur. Ellerinizi ceplerinizde tutun ve kararlı bir şekilde “Non” deyin.
  • Sahte dilekçeler: Çoğu zaman sağır ve dilsizmiş gibi yapan kızlar Seine kıyısındaki köprülerin altında size imzalamanız için panolar uzatır. Siz okurken diğer elleri ceplerinizi yoklar.

💡 İpucu: Louvre’un veya Notre-Dame’ın önünde size “sırasız” bilet teklif eden biri çıkarsa bunlar yüzde 100 sahte bilettir.

Pratik bilgiler

Ailenizle Paris’te seyahat etmek için her şeyden önce iyi bir lojistik planı ve maddi bir güvence gerekir.

Para, fiyatlar ve bütçe

2026’da neredeyse her yerde kartla (Apple Pay / Google Pay) ödeme yapabilirsiniz. Fırından 1,30 euroya (1,50 euro) tek bir baget alırken bile. Yine de pazarlardan (örneğin Marché d’Aligre) alışveriş yapmak veya bahşiş vermek için yanınızda 20-50 euro kadar bozuk para bulundurun.

Ne kadar tutar (iki yetişkin için 3 günlük bütçe):

  • Düşük bütçe / Öğrenci: Yaklaşık 400 euro (410 euro). Jonáš doğmadan önce böyle seyahat ediyorduk ve gayet güzeldi 😅 Merkezden uzakta konaklama, fırınlardan baget ve peynir alışverişi, yürüyerek ulaşım ve ücretsiz turistik yerler.
  • Rahat orta seviye (bizim tarzımız): Yaklaşık 1.000-1.400 euro (1.025-1.435 euro). 6. veya 3. bölgede güzel bir otel, bistrolarda öğle yemeği menüleri, birkaç ücretli müze ve nitelikli kahve kavurucularında kahve.
  • Lüks: Sınırı yok. Yalnızca Michelin yıldızlı bir restoranda akşam yemeği kişi başı 300-500 euro (310-510 euro) tutabilir.

💡 İpucu: Türk SIM kartınızla Paris’te kendi ülkenizdekiyle aynı koşullarda mobil veri kullanabilirsiniz. Pahalı dolaşım paketlerine ihtiyacınız yok.

Sırada ne var?

Paris gönlünüzü çaldıysa Fransız başkentindeki diğer yazılarımıza da göz atın:

Paris'te kiralık onaylanmış araçlar🚗 Reklam · Seyahatte araç kiralamaParis'te kiralık onaylanmış araçlar

DiscoverCars fiyat karşılaştırma sitesini kullanın: onlarca yerel ve uluslararası araç kiralama firmasının fiyatlarını karşılaştırır, rezervasyonların çoğunu da ücretsiz iptal edebilirsiniz.

Paris'teki araç fiyatlarını karşılaştırın →
✓ DiscoverCars fiyat karşılaştırma✓ çoğu rezervasyonda ücretsiz iptal✓ gizli ücret yok

Sıkça sorulan sorular

Paris seyahatinizden önce merak ettiğiniz en sık sorulan soruların yanıtlarını derledik. Umarız plan yapmanızı kolaylaştırır ve alnınızdaki birkaç kırışıklığı azaltır.

Paris bebek arabasıyla gezilir mi?

Evet, ancak planlama gerektirir. 14 numaralı hat dışındaki metrodan uzak durun ve alçak tabanlı otobüsleri tercih edin. Montmartre veya Versailles’a çıkacaksanız ergonomik bir kanguru çantası alın.

3 günlük Paris Museum Pass almak mantıklı mı?

Temponuza bağlı. Günde en az 3 büyük müzeyi (Louvre, Orsay, Sainte-Chapelle vb.) gezmeyi planlıyorsanız değer. Küçük çocukla günde en fazla iki yer görülebiliyorsa pass genellikle geri dönmüyor.

Paris’te ücretsiz en iyi manzara nereden izlenir?

Galeries Lafayette alışveriş merkezinin çatısına (9. bölge) veya bitişiğindeki Printemps’e gidin. Latın Mahallesi’ndeki Institut du Monde Arabe’nin çatısından veya 20. bölgedeki Parc de Belleville parkından da muhteşem manzara var.

Paris’te musluk suyu içilebilir mi?

Evet, tamamen güvenli ve çok lezzetli. Restoranda mutlaka “une carafe d’eau” (musluk suyu sürahisi) isteyin, kanun gereği ücretsiz. Şehirde ayrıca yeşil Wallace çeşmeleri var, kendi şişenizi doldurabilirsiniz.

Louvre’u gezmek için hangi gün en iyi?

En kötü gün cumartesi. En iyi zaman ise çarşamba veya cuma öğleden sonra ve akşam, çünkü müze 21:45’e kadar açık kalıyor. Akşam saat altıdan sonra Mona Lisa önündeki kalabalık makul seviyelere iniyor. Salı günü Louvre kapalı!

Paris’teki restoranlar için rezervasyon gerekli mi?

Bilinen bistrolara, Michelin yıldızlı restoranlara (Septime gibi) ve viral İtalyan mekanlarına (Pink Mamma) bir ay önceden rezervasyon şart. Sıradan kafelere ve hafta içi öğle menülerine (formule midi) sokaktan rahatça girebilirsiniz.

Gece metroda seyahat güvenli mi?

Merkezi bölgelerde (1-8. bölge) metro gece geç saatlerde de güvenli. 1 ve 6 numaralı hatlarda yankesicilere karşı dikkatli olun. Kuzey kesimdeki hat uçlarından ve Gare du Nord ile Gare de l’Est istasyon çevrelerinden gece kaçının.

📶 SEYAHATTE MOBİL İNTERNET
Tatilde eSIM ile mobil internet
⚡ 2 dakikada QR ile etkinleştirme · 📱 fiziksel SIM kart gerekmez · 🌍 200+ ülke · başlangıç fiyatı 4,50 €
eSIM seçin →
✅ Loudavým krokem seyahat blogunun ekibinden · Kendi projemiz – lk-sim.com

İlgili yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Itt vagy

CestováníParis’te 3 Gün: Kusursuz Gezi Planı (+ 2 ve 5 Günlük...

Blogdaki son yazılar